BAV MENSUPLARININ AİLELERİ İFTİRALARI DİLEKÇELERLE YALANLIYOR

Sayın Nesrin Barlan'ın İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesine
gönderdiği dilekçe


İSTANBUL 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI'NA

Dilekçe Sahibi : Nesrin Barlan

Dosya   no: 2006/26

 

Bu dilekçeyi son günlerde kamuoyunda gündeme gelen bazı ailevi tartışmalarda öne sürülen iftiraların gerçekte asılsız olduğunu belirtmek için yazıyorum.

İlk olarak şunu belirtmek isterim ki, oğlum Gökalp Barlan 1999 yılında Bilim Araştırma Vakfı'na karşı açılan davada sanık olarak yargılandı. Bu dönemde oğlumun ve Bilim Araştırma Vakfı'ndan tanıdığı arkadaşlarının televizyonlarda, gazetelerde pek çok resmi çıktı. Resimlerin altlarına çirkin yakıştırmalar yapıldı, haklarında pek çok asılsız ve uydurma iftira atıldı. Bu karalama kampanyası aylarca devam etti. Oğlumu ve vakıftan olan bazı arkadaşlarını pek yakından tanıdığım ve aile olarak da hiçbir mağduriyetimiz olmadığı için bu dönemde ben, oğlumun ve arkadaşlarının suçsuz olduğunu, haklarında basında çıkan tüm haberlerin çirkin birer iftira olduğunu defalarca dile getirdim ve çeşitli hukuki merciler de bu konudaki düşüncelerimi yazılı olarak ilettim.

Son günlerde kamuoyunu meşgul eden Oktar Babuna ve ailesi arasında meydana gelen anlaşmazlık tekrar bu ahlaklı ve aklı başında insanlara iftira atmak ve karalamak için kullanılıyor. Çocukların zorla alıkonulduğu, aileleriyle görüşmedikleri ve zorla çalıştırıldıkları şeklinde asılsız iddialar ortaya atılıyor. Asılsız diyorum çünkü oğlum Gökalp Barlan'ın vakıf çevresinde yer alan arkadaşlarını yakinen tanıyorum. Bu gençlerin hiçbir olumsuz davranışlarını görmedim. Aksine oğlum Gökalp bu çevreye mensup gençlerle arkadaşlık yaptığından beri karakter olarak daha da olgunlaştı, ortaya atılan iddiaların aksine ailesine daha çok saygı duyan ve ilgi gösteren bir kişi haline geldi. Bizleri hep arar sorar, işlerinden vakit buldukça bizleri ziyarete gelir, görüşür, konuşuruz.

Oğlumun vakıf çevresinden arkadaşları da eğitim, ekonomik düzey ve sosyal çevre olarak iyi insanlar. Her biri güler yüzlü, son derece kibar ve hepsi ülkemiz için çok hayırlı kültürel ve sosyal faaliyetlerde bulunan insanlar. Hepsi aklı başında, sağlıklı ve herkesin hayranlık duyduğu ahlaki vasıflara sahipler. Ayrıca bu insanların bir kısmı evli ve benim de tanıdığım bu çiftler mazbut bir Türk ailesine yakışan evlilik hayatına sahipler. Böyle masum insanlara, aile hayatlarına iftira atmak, aile yaşamına dikkat eden ve önem veren bu insanları bir aile düşmanı gibi kamuoyuna tanıtmak vicdanlara sığmayan çirkin davranıştır. Bu çocuklar bugün bırakın Türkiye'yi dünyada eşi benzeri olmayan insanlardır. İçki içmezler, sigara kullanmazlar, hiçbir kötü alışkanlıkları yoktur. Sadece küçüklere değil, büyüklere de örnek olacak davranışları vardır.

Bugün tartışmalarda adı geçen Adnan Oktar Beyefendinin, yazdığı kitaplar ile gazete ve dergilerde yayınlanan makaleleri vesilesiyle bu gençlerin fedakarane şekilde ülkelerine hizmet eden bireyler olarak yetişmesinde büyük pay sahibi olduğunu söylemeden edemem. Adnan Oktar'ın eserleriyle evlatlarımıza aşıladığı güzel ahlak, vatan ve millet sevgisi onların bu günlere gelmesine vesile oldu. Eserlerini büyük bir zevkle okumaktayım. Oğlumun çevresindeki insanlar da Adnan Oktar'ın kitaplarını takip ediyorlar. Benim ve diğer ailelerin bu konudaki yorumu, Adnan Oktar'ın yazdığı bu eserlerin çocuklarımızın manen yetişmesinde önemli bir yer tuttuğu, onların vicdanlı, çevresine duyarlı, ailelerine bağlı insanlar olarak yetişmelerine vesile olduğudur.

Televizyonlara çıkarak, bu insanlardan mağdur olduklarını dile getiren ve Adnan Oktar Bey'i ve onun eserlerine ve fikirlerine ilgi duyan insanları suçlamaya çalışan bu kişilerin gerçekleri sakladıklarını ve bazı çıkarlar peşinde koştuklarını tahmin ediyorum. Yoksa bu gençleri yakından tanıyan bir insanın bu iddiaları samimi olarak öne sürmesi ve savunması bana göre mümkün değil. Ayrıca ülkemizde ne yazık ki, vatanı ve milleti için samimi olarak çalışan ve insanların hayrını isteyen kişilerin faaliyetlerinden rahatsız olan ve bunları çeşitli şekillerde durdurmaya çalışan bazı güçlerin bulunduğunu kanımca siz bizlerden daha iyi bilirsiniz. Söz konusu tüm iddialar bana göre bu aracın birer parçasıdır.

Bu nedenle aydın, kültürlü, yardımsever ve bu ülkeye daha pek çok hizmetlerde bulunacak olan bu insanların bazı kötü niyetli çevrelerin iftiralarıyla mağdur duruma düşmelerine müsaade etmeyin. Adaleti layıkıyla uygulayacağınıza ve bu gençleri tanıyan pek çok insanı vereceğiniz kararla rahatlatacağınıza yürekten inanıyorum.

 

10 Kasım 2006 Cuma

Saygılarımla,

Nesrin Barlan